Leipzig Konservatuvarı ve Alman Modeli
Bir bestecinin kurduğu okul, Alman müzik eğitiminin çerçevesini belirledi.
Felix Mendelssohn 1843'te Leipzig'de bir konservatuvar kurdu. Kurum, Paris modelinden farklı bir vurgu taşıyordu: teknik eğitimin yanında kuramsal ve tarihsel bilgiye ağırlık verildi.
Mendelssohn'un bu tercihi kendi çalışma biçiminden geliyordu. Bach'ın Matthäus Passion'unu 1829'da yeniden seslendirmesi, erken müziğin yeniden keşfinde dönüm noktası sayılır. Geçmiş dağarın incelenmesi ve icra edilmesi, onun için eğitimin parçasıydı.
Okulun müfredatında armoni, kontrpuan, biçim bilgisi ve müzik tarihi belirgin bir yer tuttu. Bu, icracının yalnız çalan değil anlayan biri olması gerektiği fikrine dayanıyordu.
Leipzig kısa sürede uluslararası bir çekim merkezi oldu; Avrupa'nın her yerinden ve Amerika'dan öğrenci geldi. Mezunlar kendi ülkelerinde kurumlar kurdu ve model yayıldı.
Alman geleneğinin ikinci ayırt edici yanı orkestra kültürüdür. Şehir orkestralarının yaygınlığı ve kalıcılığı, mezunlar için istikrarlı bir meslek alanı sağladı. Konservatuvar eğitimi bu alana göre şekillendi; orkestra dağarı ve excerpt çalışması erken dönemden itibaren programın parçası oldu.
Bugün pek çok ülkede müzik yüksek öğretimi bu iki modelin — Fransız ve Alman — birleşimiyle yürüyor. Teknik yöntem kitapları ve sınav parçaları bir gelenekten, kuramsal ve tarihsel ağırlık diğerinden geliyor.
Derslerimizde teknik çalışma ile kuramsal bilgi birlikte yürütülür. Çalınan eserin dönemi, biçimi ve armonik yapısı derste ele alınır.
Soru ve cevap
İcracının kuram bilmesi neden gerekli?
Yorum kararları yapı bilgisine dayanır. Eserin biçimini ve armonik yürüyüşünü bilmeyen bir icracı, cümleleme ve dinamik kararlarını sezgiyle verir.
Orkestra dağarı ne zaman çalışılmaya başlanır?
Temel teknik oturduktan sonra, konservatuvar döneminde. Excerpt çalışması, orkestra kariyeri hedefleyen öğrencide erken başlar.
Bu konunun dersi
DerslerimizKonservatuvar Hazırlık