Mutlak Kulak: Gerekli mi, Avantaj mı?
Referanssız perde tanıma yeteneği yaygın olarak abartılır; işitme eğitiminin merkezi değildir.
Mutlak kulak, bir sesi referans olmadan tanıyabilme yeteneğidir. Çalınan bir notanın hangi nota olduğunu doğrudan söylemek gibi. Müzik çevrelerinde yaygın bir hayranlık konusudur ve bu hayranlık çoğu zaman yerinde değildir.
İlk olarak, yaygınlığı düşük. Nüfusun çok küçük bir bölümünde bulunur; erken yaşta müzik eğitimi alanlarda oran yükselir. Bazı dil gruplarında — ton dillerinin konuşulduğu bölgelerde — daha sık rastlandığı yönünde bulgular var.
İkinci olarak, gerekli değil. Pek çok büyük icracı ve bestecide bulunmadığı bilinir. Meslekî olarak asıl gerekli olan göreli kulaktır: iki ses arasındaki ilişkiyi tanıyabilmek. Armoniyi izlemek, doğaçlama yapmak, transpoze etmek ve topluluk içinde entonasyon ayarlamak göreli kulakla yapılır.
Üçüncü olarak, bazı durumlarda zorluk yaratır. Mutlak kulağa sahip bir müzisyen, akort yüksekliği farklı bir toplulukta ya da transpoze çalgıda rahatsızlık duyabilir. Barok icrada 415 hertz kullanımı böyle bir durumdur.
Göreli kulak ise doğrudan çalışmayla geliştirilebilir. Aralık tanıma, akor türü tanıma, armonik yürüyüş izleme ve dikte çalışmaları bunun araçlarıdır. Bu beceriler her yaşta gelişir.
Sınavlarda ölçülen de göreli kulaktır. Referans ses verilir ve aday ondan yola çıkarak çalışır.
Derslerimizde işitme eğitimi göreli kulak üzerine kuruludur. Aralık ve akor tanıma düzenli olarak çalışılır; mutlak kulak bir hedef olarak konmaz.
Soru ve cevap
Mutlak kulak sonradan kazanılır mı?
Yetişkinlikte tam anlamıyla kazanılması güçtür. Buna karşılık göreli kulak her yaşta ve doğrudan çalışmayla belirgin biçimde geliştirilebilir.
Sınavlarda hangi kulak ölçülür?
Göreli kulak. Referans ses verilir ve aday aralık, akor ve ezgi ilişkilerini bu referanstan yola çıkarak çözer.
Bu konunun dersi
DerslerimizTeori ve Solfej