Şerif Muhiddin Targan ve Udun Solo Kimliği
Ud uzun süre topluluk çalgısıydı; solo dağarı yirminci yüzyılda kuruldu.
Klasik Türk müziğinde ud, fasıl topluluğunun üyesi olarak çalınıyordu. Taksim geleneği bireysel ifadeye alan açıyordu ama yazılı solo dağar neredeyse yoktu. Şerif Muhiddin Targan bu boşluğu doldurdu.
Targan hem ud hem çello çalıyordu ve Batı müziği eğitimi almıştı. Bu ikili birikim, ud için yazdığı eserlerde görünür. Kaprisleri ve solo parçaları, Batı virtüöz dağarının teknik taleplerini ud üzerine taşır: hızlı ölçekler, geniş aralık sıçramaları, çift sesler.
Teknik olarak getirdiği en belirgin yenilik sol el kullanımıdır. Ud geleneksel olarak sapın alt bölgesinde çalınır; Targan üst pozisyonları sistemli biçimde kullandı ve çalgının ses alanını genişletti. Sağ el tarafında mızrap tekniğini geliştirdi; hızlı tremolo ve kesin atak kullanımı onunla yaygınlaştı.
1930'larda Irak'a davet edildi ve Bağdat'ta bir müzik okulunun kuruluşunda görev aldı. Bu dönemdeki öğrencileri arasında Arap ud geleneğinin sonraki önemli isimleri bulunur; etkisi Türkiye ile sınırlı kalmadı.
Bıraktığı eserler bugün ud dağarının teknik omurgasını oluşturur. Kapris biçimindeki parçaları, konservatuvar programlarında etüt işlevi görür.
Tartışmalı yanı da vardır. Batı teknik anlayışının ud üzerine taşınması, geleneksel tavır ve süsleme dilinden uzaklaşma olarak da okunur. Bu tartışma, geleneksel çalgıların modern dağarla ilişkisi konusunda tekrarlanan bir başlıktır.
Derslerimizde ud dağarı hem geleneksel hem modern eserleri kapsar. Teknik çalışma, makamsal tavır kaybedilmeden yürütülür.
Soru ve cevap
Udda üst pozisyonlar kullanılır mı?
Kullanılır. Geleneksel icra çoğunlukla sapın alt bölgesinde kalır; modern dağar üst pozisyonları sistemli biçimde kullanır ve ses alanını genişletir.
Modern teknik geleneksel tavrı bozar mı?
Bozmak zorunda değildir. Teknik genişleme ile makamsal tavır bir arada yürütülebilir; ölçüt, süsleme dilinin ve seyrin korunmasıdır.
Bu konunun dersi
DerslerimizUd Dersi