Udun Tarihi: Ortadoğu'dan Avrupa'ya
Ud ile Avrupa lavtası aynı kökten gelir; adı bile aynı kelimeden türemiştir.
Ud, perdesiz klavyeli, kısa saplı, armut gövdeli bir tezeneli çalgıdır. Kökeni Ortadoğu ve Mezopotamya'ya uzanır; benzer biçimli çalgıların izleri çok eski dönemlere gider.
Çalgının Avrupa'ya geçişi Endülüs ve Sicilya üzerinden oldu. Arapça "el-ud" ifadesi Avrupa dillerinde lavta karşılığı sözcüklere dönüştü. On altıncı yüzyıl Avrupa'sında lavta en yaygın çalgılardan biriydi ve geniş bir dağarı vardı.
İki çalgı zamanla ayrıştı. Avrupa lavtası perdeli hâle geldi ve çok sesli yazıya uygun bir çalgıya dönüştü; ud perdesiz kaldı ve makamsal icranın gerektirdiği ara perdeleri korudu.
Perdesizlik udun en belirleyici özelliğidir. Koma perdeleri, kaydırmalar ve makam seyrinin gerektirdiği ince perde ayarları ancak perdesiz bir klavyede yapılabilir. Bu, entonasyon sorumluluğunu tamamen icracıya bırakır.
Tel düzeni genellikle beş çift ve bir tek teldir; akort geleneğe göre değişir. Mızrap eskiden kartal tüyü ya da kiraz kabuğundan yapılırdı; bugün plastik yaygındır ve esnekliği tonu doğrudan etkiler.
Ud, Türk müziğinde, Arap müziğinde, Yunan ve Balkan geleneklerinde ayrı üsluplarla çalınır. Aynı çalgı farklı coğrafyalarda farklı akort, farklı mızrap tutuşu ve farklı süsleme diliyle kullanılır.
Derslerimizde ud eğitimi perdesiz klavyede entonasyon çalışmasıyla başlar. Makam seyri ve süsleme dili, sağ el tekniğiyle birlikte ilerler.
Soru ve cevap
Ud ile lavta aynı çalgı mı?
Aynı kökten gelirler ve adları da aynı kelimeden türemiştir. Avrupa lavtası perdeli hâle geldi; ud perdesiz kaldı ve makamsal icraya uygun biçimde gelişti.
Perdesiz klavye neden tercih edilir?
Koma perdeleri, kaydırmalar ve makam seyrinin gerektirdiği ince ayarlar ancak perdesiz klavyede yapılabilir.
Bu konunun dersi
DerslerimizUd Dersi