Andrea Amati ve Cremona: Kemanın Doğduğu Atölyeler
Keman bir mucidin buluşu değil, kuzey İtalya'da bir yüzyıl süren atölye pratiğinin ürünüdür.
Kemanın ne zaman ve kim tarafından icat edildiği sorusunun tek bir yanıtı yoktur. On altıncı yüzyılın ortasında kuzey İtalya'da, birbirine yakın birkaç atölyede aynı fikir olgunlaştı: dört tel, beşli akort, perdesiz klavye, yayla çalınan küçük bir gövde. Bu fikrin bugünkü biçimini kazandığı yer Cremona'dır.
Andrea Amati bu şehirdeki ilk büyük isimdir. Kendisinden kalan çalgılar on altıncı yüzyılın ortasına tarihlenir ve gövde ölçüleri şaşırtıcı biçimde bugünküne yakındır. Fransa sarayı için yaptığı takım, kemanın soylu çevrelere girişini gösteren erken bir kayıttır. Amati'nin oğulları ve torunu Nicolò atölyeyi sürdürdü; Nicolò Amati'nin öğrencileri arasında Andrea Guarneri ve büyük olasılıkla Antonio Stradivari vardı.
Cremona'nın neden bu işi başardığı üzerine birden çok açıklama var. Alp eteklerinden gelen ladin ve akçaağaç erişilebilirdi; şehir ipek ve tekstil ticaretiyle zenginleşmişti, dolayısıyla alıcı vardı; ve en önemlisi, usta-çırak zinciri kesintisiz işledi. Bir atölyenin ölçü kalıpları, vernik tarifleri ve oyma alışkanlıkları kuşaklar boyunca aktarıldı.
Çalgının biçimi işlevden çıktı. Üst ve alt kısımlar arasındaki daralma, yayın alt tellere ulaşabilmesi içindir. Kapağın kavisi ve f delikleri titreşimi yönetir. Can direği ve bas kirişi iç düzeni kurar. Bu parçaların hiçbiri süs değildir; hepsi ses üretimiyle ilgilidir.
Amati kuşağının bıraktığı çalgılar ince, tatlı ve nispeten kısık seslidir. O dönemin müziği küçük salonlarda, küçük topluluklarda çalınıyordu. Ses hacmi talebi arttıkça sonraki yapımcılar kavisi düzleştirdi, gövdeyi genişletti. Bugün çalınan on yedinci yüzyıl çalgılarının çoğu on dokuzuncu yüzyılda sap açısı ve bas kirişi değiştirilerek modernleştirilmiştir.
Bu tarih, bir öğrenci kemanı satın alırken de anlam taşır. İyi bir öğrenci çalgısını belirleyen şey marka değil, aynı temel parçaların doğru yapılmasıdır: ahşabın kuruluğu, can direğinin konumu, köprünün kesimi, eşiğin yüksekliği.
Derslerimizde çalgı seçimi bu parçalar üzerinden konuşulur. Ayarı yapılmamış iyi bir çalgı, ayarı yapılmış sıradan bir çalgıdan çoğu zaman daha kötü çalar.
Soru ve cevap
Kemanı kim icat etti?
Tek bir mucidi yoktur. On altıncı yüzyılda kuzey İtalya'da birkaç atölyede olgunlaşan bir biçimdir; Cremona'da Andrea Amati'nin çalgıları bilinen en erken olgun örneklerdendir.
Öğrenci kemanında neye bakılır?
Markadan önce ayara. Köprünün kesimi, can direğinin konumu, eşik yüksekliği ve burguların tutuşu çalınabilirliği doğrudan belirler.
Bu konunun dersi
DerslerimizKeman Dersi