Kardeş Karşılaştırması: Söndürücü Bir Alışkanlık
İyi niyetle kurulan bir cümle, yılların ilgisini birkaç ayda bitirebilir.
"Ablan senin yaşındayken bu parçayı çalıyordu" cümlesi, neredeyse her zaman teşvik amacıyla kurulur. Çocukta ürettiği şey ise teşvik değildir. Bu cümle, çocuğun müzikle kurduğu ilişkiyi bir yarışa çevirir ve yarışı kaybettiğini baştan söyler.
Kardeşler arasındaki ilerleme farkı olağandır ve çoğu zaman yetenekle ilgili değildir. Başlama yaşı, dikkat süresi, el gelişimi, o dönemki okul yükü ve çalgının çocuğa uygunluğu — bunların her biri hızı değiştirir. İki çocuk aynı evde, aynı öğretmenle, aynı çalgıyı çalışsa bile farklı hızda ilerler.
Karşılaştırmanın çocukta ürettiği ilk şey kaçınmadır. Yarışı kaybedeceğini düşünen çocuk, çalmayı bırakmaz; çalarken görülmemeye çalışır. Evde kimse yokken çalar, veli odaya girince durur. Bu davranış başladığında ilerleme de durur, çünkü öğrenme geri bildirim gerektirir.
İkinci şey kimlik ayrışmasıdır. Kardeşlerden biri "müzikçi olan" ilan edildiğinde, diğeri kendine başka bir alan arar ve müziği bırakır. Bu, bilinçli bir karar gibi görünmez; sessizce olur.
Üçüncüsü, karşılaştırılan çocuk üzerindeki yüktür. Örnek gösterilen kardeş de rahat değildir; her ilerlemesi bir ölçüt hâline gelir ve durakladığında iki kat sorumluluk hisseder.
Karşılaştırma yalnız kardeşler arasında olmaz. Sınıftaki başka bir çocuk, dinletide çalan bir başkası, sosyal medyada görülen bir video — hepsi aynı işi görür. Bu sonuncusu özellikle yanıltıcıdır: kısa videolar, defalarca çekilmiş ve en temiz denemesi yayımlanmış icralardır.
Yerine konabilecek şey, çocuğun kendisiyle karşılaştırılmasıdır. Üç ay önceki bir kaydı birlikte dinlemek, "geçen aya göre neresi değişti" sorusu, tamamlanan hedeflerin yazılı bir listesi — bunların üçü de ilerlemeyi görünür kılar ve kimseyi geçmeyi gerektirmez.
Velinin yapabileceği ikinci şey, her çocuğa ayrı bir alan bırakmaktır. Aynı çalgıyı çalan iki kardeşte bu zordur; farklı çalgılar ya da farklı dağarlar, karşılaştırmayı kendiliğinden azaltır.
Üçüncüsü, dinlemeyi ayrı yapmaktır. Bir çocuk çaldığında diğerinin oradan uzakta olması, ikisi için de rahatlatıcıdır — özellikle ilerleme farkı belirginken.
Cümle düzeyinde de bir değişiklik yapılabilir. "Ablan çalıyordu" yerine "sen geçen ay bunu çalamıyordun" demek, aynı teşvik niyetini karşılaştırma olmadan taşır.
Derslerimizde kardeş kursiyerler için dağar ve hedefler ayrı ayrı belirlenmekte, ilerleme her çocuğun kendi kayıtları üzerinden izlenmektedir.
Soru ve cevap
Kardeşler aynı çalgıyı çalmalı mı?
Zorunlu değildir. Farklı çalgılar ya da farklı dağarlar, kaçınılmaz görünen karşılaştırmayı kendiliğinden azaltır.
Çocuğu nasıl teşvik etmeli?
Kendisiyle karşılaştırarak. Üç ay önceki bir kaydı birlikte dinlemek ya da tamamlanan hedeflerin listesini göstermek en somut yoldur.
Bu konunun dersi
DerslerimizTopluluk Çalışmaları ve Atölyeler