Tanburi Cemil Bey: Kayıtla Kalan Bir Üslup
Erken plak kayıtları sayesinde yüz yıl öncesinin icrası bugün dinlenebiliyor.
Tanburi Cemil Bey, yirminci yüzyılın başında yaşamış bir icracı ve bestecidir. Tanbur, kemençe, lavta ve viyolonsel çaldı. Önemi iki yönlüdür: kendi üslubunun özgünlüğü ve bu üslubun kayıtla korunmuş olması.
1910'lu yıllarda yapılan plak kayıtları, Türk müziği icrasının o dönemdeki hâlini bugüne taşıyan başlıca kaynaktır. Kayıtlar olmasa, dönemin icra anlayışı yalnız yazılı nota ve anlatılarla bilinebilirdi; notanın taşımadığı tavır, süsleme ve zaman esnekliği kaybolurdu.
Üslubunun ayırt edici yanları belirgindir. Taksimlerinde makam seyri alışılmadık yollardan açılır; beklenmedik geçkiler ve ani tempo değişimleri kullanır. Süslemeleri yoğundur ama süs için değil, cümleyi biçimlendirmek için kullanılır.
Kemençe icrası ayrıca etkili oldu. Çalgıyı klasik topluluğun içinde öne çıkardı ve sonraki kuşak kemençe icracılarının referansı hâline geldi.
Bestelediği saz eserleri bugün dağarın merkezinde durur. Peşrev ve saz semaileri, hem icra hem eğitim malzemesi olarak kullanılır.
Kayıtların bir başka değeri de karşılaştırma imkânıdır. Aynı eserin yüz yıl önceki ve bugünkü icraları yan yana dinlendiğinde, üslubun nasıl değiştiği görülür: tempolar, süsleme yoğunluğu ve zaman esnekliği belirgin biçimde farklıdır.
Derslerimizde eski kayıtlar çalışmanın parçasıdır. Kursiyer bir taksimi dinler, yapısını çözümler ve kendi icrasıyla karşılaştırır.
Soru ve cevap
Eski kayıtlar neden önemli?
Notanın taşımadığı tavır, süsleme ve zaman esnekliğini bugüne taşırlar. Yazılı kaynak, icra geleneğini tek başına aktaramaz.
Taksim nasıl çalışılır?
Önce dinlenerek ve çözümlenerek. Makamın nereden başladığı, nerede duraklandığı ve hangi geçkilerin yapıldığı yazıya dökülür; kendi taksim denemesi bundan sonra gelir.
Bu konunun dersi
DerslerimizYaylı Tambur Kursu