Solfej: Neden Ertelenmemeli?
Ertelenen solfej, ikinci yılda tekniğin önünü kesen sessiz bir borca dönüşür.
Solfej, çalgı derslerinde en sık ertelenen başlıktır. Gerekçe her seferinde aynıdır: kursiyer bir an önce çalmak ister, solfej ise ilerlemeyi geciktiriyormuş gibi görünür. İlk aylarda bu doğrudur. İkinci yılda ise tersine döner.
Solfejin yaptığı iş, duyulan sesle yazılan işaret arasında bağ kurmaktır. Bu bağ kurulmadığında kursiyer, her yeni eseri baştan ezberlemek zorunda kalır. İlk yıl bu fark edilmez, çünkü eserler kısadır. Eserler uzadıkça ezber yükü katlanır ve ilerleme, tekniğin değil hafızanın sınırına çarpar.
İkinci iş dinlemeyi örgütlemektir. Solfej çalışan bir kursiyer, duyduğu bir ezgide yukarı mı aşağı mı gidildiğini, aralığın geniş mi dar mı olduğunu adlandırabilir. Adlandırılan şey tekrar edilebilir hâle gelir. Adlandırılamayan şey ise yalnız hoşa gider ya da gitmez.
Üçüncü iş entonasyondur ve özellikle perdesiz çalgılarla şanda belirleyicidir. Kemanda ya da neyde doğru sesi bulmak, elin nereye gideceğini bilmekten önce o sesi kafada duyabilmeyi gerektirir. Kulakta karşılığı olmayan bir perde, elle aranarak bulunmaya çalışılır; bu arayış her seferinde tekrarlanır ve kalıcı bir çözüm üretmez.
Solfejin sıkıcı sayılmasının nedeni çoğu zaman yöntemdir. Çalgıdan bağımsız, soyut bir alıştırma dizisi olarak sunulduğunda gerçekten sıkıcıdır. Çalgıyla birlikte yürütüldüğünde ise aynı çalışma bambaşka görünür: o hafta çalışılan eserin bir cümlesi önce söylenir, sonra çalınır. Söylenebilen bir cümle çalındığında kursiyer ne yaptığını bilir.
Erken yaşta solfej, nota okumadan başlar. Çocuk önce duyduğunu tekrar eder, sonra el işaretleriyle ya da hecelerle adlandırır, en sonunda yazıyla karşılaşır. Bu sıra ters çevrildiğinde, yani önce nota gösterildiğinde, çocuk sesle işaret arasında bağ kuramaz; işareti tuş konumuna çevirmeyi öğrenir. Bu, okumak değil kod çözmektir.
Yetişkinde sıra daha esnektir, çünkü soyut kavramlar hızlı yerleşir. Yine de temel ilke değişmez: her yeni kavram çalgıda ve seste karşılığıyla birlikte verilir. Aralık öğrenilirken önce söylenir, sonra çalınır, sonra tanınmaya çalışılır.
Haftada bir saatlik toplu solfej dersi, birebir çalgı dersinin yerine geçmez; onun eksik bıraktığı alanı doldurur. Toplu çalışmanın ayrı bir kazancı da vardır: başkalarıyla birlikte söylemek, tek başına yapılamayacak bir dinleme talebi yaratır.
Solfejin az konuşulan bir kazancı, hata bulmayı kolaylaştırmasıdır. Kulakla yazıyı eşleştirebilen kursiyer, yanlış çaldığı bir sesi kendi başına fark eder ve düzeltir. Bu beceri kazanılmadığında düzeltme işi tamamen derse kalır; kursiyer haftanın altı gününü yanlışı pekiştirerek geçirir.
Uzun vadede solfejin asıl getirisi bağımsızlıktır. Notayı okuyabilen, duyduğunu adlandırabilen bir kursiyer yeni bir eseri kendi başına açabilir. Bu noktadan sonra ders, öğretmenin eseri baştan sona tarif ettiği bir saat olmaktan çıkar; kursiyerin kendi çalışmasının denetlendiği ve yönlendirildiği bir saate dönüşür. Öğrenme hızındaki asıl sıçrama buradadır.
Derslerimizde birebir çalgı dersine ek olarak haftada bir saat toplu müzik teorileri ve solfej eğitimi verilmekte, kavramlar çalgıdaki karşılığıyla birlikte çalışılmaktadır.
Soru ve cevap
Solfej dersi çalgı dersinden ayrı mı yürür?
Ayrı bir saatte, toplu ders olarak yürür; ancak içerik birebir derste çalışılan dağarla bağlantılı seçilir.
Çocukta solfeje nota okumayla mı başlanır?
Hayır. Önce duyup tekrar etme, sonra adlandırma, en sonunda yazıyla karşılaşma sırası izlenir.
Bu konunun dersi
DerslerimizTeori ve Solfej